fbpx

Zekat

Zekât, İslâm’ın şartlarından olup senelik mâlî bir ibadettir. Cenâb-ı Hakk’ın rızası için, zengin (yani nisâba mâlik) Müslümanların her sene mallarından kırkta birini; Kur’ân-ı Kerîm’de bildirilen sekiz sınıftan birine vermelerinden ibarettir.

zekat
zekat2 1

Zekât ve Toplum

Zekat, İslam dininin beş temel şartından biridir ve bir ibadet olmasının yanı sıra, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın da en önemli unsurlarından biridir. Zekat, ihtiyaç sahiplerine maddi ve manevi destek sağlar. İhtiyaç sahiplerinin temel ihtiyaçlarını karşılar, onları yoksulluktan kurtarır. Ayrıca, ihtiyaç sahiplerini topluma kazandırmaya yardımcı olur. Zekat, toplumsal huzuru ve barışı sağlar. Zengin-fakir ayrımını ortadan kaldırır, toplumda birlik ve beraberliği güçlendirir.

ZEKAT

holding hands

Bâliğ (ergin), akıllı, hür olan Müslümanın borcundan ve aslî ihtiyacından fazla olarak üzerinden bir yıl geçen nisâb miktarı mala sahip olmasıdır. Nisâb miktarı malda, ayrıca nemâ (hakikaten veya takdîren üreme, çoğalma) da şarttır. Altın ve gümüşte bu nemâ hükmen vardır, hakikaten çoğalmasa da nisâb miktarı olunca zekâtları verilir.

Zekâtın vacip olması için dinin koyduğu bir ölçüdür. Kişinin aslî ihtiyacından ve borcundan başka 20 miskâl (80.18 gram) altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına sahip olmasıdır. Aslî ihtiyaç; ev ve ev için lüzumlu eşya, elbiseler, âletler, kitaplar, binek (at veya araba) ve erzaktır. Paranın her 40 liradan bir lirası zekât olarak verilir. Canlı hayvanların zekâtı: Koyunda kırkta bir; devede, beş devede bir koyun; sığırda otuzda bir danadır. Madenler de zekâta tâbidir.

Öşür, arazi mahsullerinin zekâtıdır ve çıkan mahsulden onda birini vermektir. Şâyet arazi, suya para verilerek sulanıyorsa yirmide biri verilir. Arazi mahsulleri; buğday, arpa, pirinç, mısır, patates, fındık, çay, karpuz, salatalık, yonca, zeytin, susam, bal, şeker kamışı ve meyveler gibi mahsullerdir. Türkiye’de araziler, tapulu ve sahipli olduğu için Türkiye arazisi öşür arazisidir. Ziraatle uğraşan Müslümanların öşürlerini mutlaka vermeleri lâzımdır.

Tevbe Sûresi’nin 60. âyet-i kerîmesinde açıklanmıştır:
  • (Nisâba sahip olmayan) fakirler,
  • (Hiçbir şeyi bulunmayan) miskinler,
  • Zekât toplama memurları,
  • Müellefe-i kulûb,
  • Kölelikten kurtulacak kimseler,
  • (Borcuna karşılık malı olmayan) borçlular,
  • Fî sebîlillâh (Allah yolundakiler), (harçlıksız) yolda kalmışlar.
    Zekât, bu sınıflardan herhangi birine verilebilir. Ancak verilmesi en faziletli olanı, hiçbir şeyi olmayan miskinler ve Allah yolundakilerdir. (Muhtasar İlmihal, Fazilet Neşriyat)